20. yüzyılın başından bu yana batı dünyasında, yoga okullarının,
aşramların ve yoga merkezlerinin sayıları hızla artmaktadır. Yeni
teknikler geliştiren ve yoganın farklı bir yönünü öne çıkaran hocalar,
bu yeni metotlarına yeni isimler vermekteler. Ve yoga okulları, bir
nehrin kolları yada bir ağacın dalları gibi dallanıp budaklanmaya
devam etmekteyken, bu çeşitlilik arasında nereden başlayacağına karar
verebilmek oldukça zor hale geldi.
Günümüzde asceticism, meditasyon ve ruhsal eğitimin (spiritual
training) pek çok formunu temsilen kullanılan ‘Yoga’ terimi, aslında
köken olarak Güney Hindistan’da, karmik döngünün neden ve
sonuçlarından arınmak ve üst bilinç düzeylerine ulaşabilmeyi
hedefleyen bir disiplin olarak doğmuştur. Bhagavad Gita farklı odak
noktalarıyla yogayı 8 farklı isimle sınıflandırmıştır.Yogatattva
(Sanskritçe yazılmış kutsal yazılar) 4 yoga kolundan bahseder:
Hatha Yoga
Laya (Kundalini) Yoga
Mantra Yoga
Raja Yoga
Jnana Yoga’dan, Bhakti Yoga’dan, Kriya Yoga’dan, Tantra Yoga’dan ve
Karma Yoga’dan da sıkça bahsedilir.
Bu ‘yollar’, birer modern fenomen haline gelmiş ve bir guru yada bir
kurum tarafından farklı öğretme biçimi nedeniyle farklı bir isim alan
‘yoga okullarıyla’ birbirine karıştırılmamalıdır.
Bu ünlü markalar arasında Iyengar ve Sivananda da gösterilebilir.
Hatta bazı okulların, bazı geleneksel yoga yollarının Sanskritçe
isimlerini kullanmaları zihinlerdeki bu karışıklığı daha da
arttırmaktadır.
Mesela ‘Astanga Yoga’ ismini, Patanjali’nin Yoga Sutralarında sekiz
katlı ‘astanga’ yolundan almaktadır.
Fakat bugün pek çok insan Astanga’yı,Pattabhi Jois tarafından Mysore
ve NewYork’ta öğretilen hızlı, atletik güç yogası olarak
tanımaktadırlar.
YOGA OKULLARI
SIDDHA YOGA
Siddha Yoga öğretileri, Advaita Vedanta felsefesinden ve Kashmiri
Shaivism’in yazılarından ve Bhagavad Gita’dan ortaya çıkmıştır.
Siddha ‘mükemmelleştirilmiş bir’ anlamına gelmektedir.
Swami Muktananda batı dünyasına Siddha yogayı tanıştıran kişidir.
Hint fakiri olarak dolaşırken karşılaştığı Guru Bhagwan Nityananda’an
etkilenen Muktananda, onun Siddha yoga yolunu takip etmeyi seçmiştir.
Güney Hindistan’da yaşayan Nityananda, siddha meditasyonu ile
farkındalık geliştirmeyi öğretmek üzere 1970′lerde Muktananda’yı
batıya göndermiştir. Muktananda US’de SYDA Vakfını ve Hindistan’da
Siddha yoga’nın temel ashramlarından olan Gurudev Siddha Peeth’i
kurmuştur. New York’ta da Ctaskill Dağları’nda,Muktananda’nın
öğrencilerden Gurumayi Chivilasananda tarafından kurulan bir aşram
daha bulunmaktadır.
Siddha yogileri tüm dinlerin eşit olduğuna ve en yüksek bilginin, tüm
dinler arasındaki farkın yok olduğu noktada bulunabileceğine inanır.
Siddha yoga, doğuştan gelen iyi iç doğamızın mutlu, keyifli halini
kaybettiğimizi ve onu bizi yoğunlaştıran, odaklayan ve tanrı ile
aramızdaki bağı tekrar kurmamızı sağlayan yoga uygulamalarıyla
kazanabileceğimizi öğretir.
Ve bu noktada Guru’nun görevi, bize potansiyel aydınlanma yolunda,
özümüze geri dönüş yolunu göstermektir. Burada önem verilen shaktipat,
yani ruhsal uyanıştır. Farkındalık geliştirmek amacıyla öğrenciler,
mantaralar söyleme, düşünceleri izleme ve bilgeler tarafından
yazılanlara okuma ve herhangi bir çıkar gütmeden hizmet verme
konularında bir gurunun gözetiminde eğitim almaktadırlar.
IYENGAR YOGA
Iyengar yoga okulu, BBC televizyonu tarafından Yoga’nın
Michelangelo’su olarak adlandırılan, öğrencileri tarafından ‘guruji’
olarak bilinen, Bellur Krishnamachar Sundararaja Iyengar tarafından
kurulmuştur.
80′li yaşlarında olan Iyengar, Güney Hindistan’da Pune’da hala eğitim
vermektedir.
16 yaşından itibaren Sri Krishnamcharya tarafından eğitilmeye başlayan
Iyengar, 2 sene sonra Pune’da eğitim vermeye başlar. Pune’da yalnız ve
hocasından uzakta kalan Iyengar,bilgisini, tekniğini ve yoga
anlayışını arındırma fırsatı bulur.
1975′te Ramamani Iyengar Memorial Yoga Institute’ı kurararak batı
dünyasından da birçok öğrenciyi yetiştirir.
Belki de Iyengar’ın en büyük etkisi, ‘Light On Yoga’ isimli, 1966′dan
bu yana basıla gelen, kitabıyla olmuştur. Bu ansiklopedik çalışma,
klasik bir referans haline gelmiş ve din, sınıf, cinsiyet ve coğrafik
ayrımları aşarak birçok yoga öğrencisinin ilham kaynağı olmuş ve
hayatlarını zenginleştirmiştir. 18 dilde hala basımı sürmektedir.
Bugün dünya üzerinde 200′ü aşkın Iyengar yoga okulu, Iyengar’ın
bedenin kendini iyileştirme gücünü temel alan, güçlü ve analitik
yaklaşımıyla, çeşitli hastalıkları ve bazı fiziksel sorunları
tedavi amaçlı terapik yoga uygulamaları öğretmektedirler.
TRANSCENDENTAL MEDITATION (TM)
Gurusu Swami Bhamananda Sarasvati ile 13 yıl zihin bilimi üzerine
çalışan Mahesh Yogi, Himaliyalar’da sessizlik içinde geçirdiği 2
seneden sonra bugün dünya üzerinde milyonlarca kişi tarafından
uygulanan Transcendental Meditasyon akımını başlatmıştır.
Derin gevşeme, iç huzur ve bütünlük sağlayan basit ve oldukça etkili
bir tekniktir.
Sağlık ve algısal performansta iyileşme sağlayan TM, uygulandığında
suç oranlarında da azalama sağlamaktadır. Yapılan birçok araştırma,
nüfusunun %1′inin TM uyguladığı bir toplumun, şiddet, suç, kaza ve
hastalık oranlarında azalma görüldüğü tespit edilmiştir.
Aynı zamanda 5 yıl düzenli olarak TM uygulamalarını sürdürüren
kişilerin, tansiyonlarının, görsel ve işitsel performanslarının 20
yaş genç bir bireyle aynı hale geldiği saptanmıştır.
Maharishi, 100 sene öncesine kadar batılıların adını bile duymadığı
ama günümüzde alternatif tıp teknikleri arasında sıkça adını
duyduğumuz Ayurvedic Tıp konusunda da çalışmaktadır.
Maharishi, 1988 yılında ‘Tüm Dünya Üzerinde Cenneti Yeniden Oluşturma’
olarak tanımladığı ve dünya çapında TM meditasyonları
uygulayıcılarını kapsayan, stresin etkilerini nötrlemeyerek dünya
üzerinde barışı sağlamaya dönük, kolektif bilinci etkilemeyi
hedefleyen senkronize meditasyonlar düzenlemiştir. Hala grup halinde
TM meditasyonu uygulayıcıları kolektif bilinç üzerinde çalışmalar
yürütmektedirler.
Daha küçük ölçekte bakıldığında, bir TM uygulayıcısı Patanjali’den
önce ve sonrasında olduğu gibi standart bir meditasyon tekniğini ve
bir TM merkezi tarafından kendine verilen gizli bir mantra eşliğinde
uygulamayı öğrenir. Maharishi, Transcendental Meditasyonun bir inanç
sistemi, bir felsefe, bir yaşam biçimi yada bir din olmadığını; TM’in
hergün 15-20 dk kadar uygulanan bir deneyim, zihinsel bir teknik
olduğunu söyler.
VINIYOGA
1930larda Krishnamacharya, Mysore’da kendi yoga okulunu açtığında
çeşitli sosyal tabuları kırabilmeyi başarmıştır. 1916 yılında
Krishnamacharya, Tibette yaşayan hocası Sri Ramamohan Brahmachari ile
ayurveda ve yoganın derinlikleri üzerine çalışmaya başlamıştır. 7
senelik bir eğitimden sonra hocasına olan borcunu ödemek isteyen
Krishnamacharya, hocasının dediği gibi bir yoga okulu açar ve modern
yoganın atası olarak B.K.S: Iyengar, Patabhi Jois, Indra Devi ve kendi
oğlu T.K.V. Desikachar’a hocalık etmiştir.
1976′da kurduğu Yoga Madriam, hoca yetiştirme ve hastalıkları
iyileştirme merkezi haline dönüşmüştür. Viniyoga olarak adlandırdığı
okulunda yoganın kişilere göre biçilmesi gerektiğini öğreten
Krishnamacharya, yoga yolunun farklı kişilere farklı şeyler ifade
edeceğini söylemiştir:’Yoga, birine göre tekrar sağlıklı hale
gelmekken, başka biri için ölüme hazırlık konusunda bir yardım
olabilir. Bir çocuk için ilginç ve anlamlı bir fiziksel çaba olabilir.
Fakat bu noktada 80 yaşında bir insana baş pozisyonunu yada lotusta
oturmayı neden öğretmeli ki’.
VANDA SCRAVELLI
Vanda Scravelli birçok yoga gurusu ile çalışabilme ayrıcalığı
yaşamıştır. Iyengar’ın öğrencisi olmuş, Desikachar ve daha birçok
aydınlanmış kişiyle Kanada, İngiltere, İtalya ve İsviçre’de çalışma
fırsatı bulmuştur. Nefesle ve bedenin şarkısını dinlemeye dayanan
kendi tekniğini geliştirmiştir.Iyengar tarafından yetiştirilen Mary
Steward ile birlikte yere kök salmaya (grounding) dönük ve bundan
gelen enerjinin serbest bırakılmasını temel alan daha yumuşak, daha
akıcı bir yoga sistemi yarattı. Scravelli tarafından yazılan
‘Awekening the Spine’ kitabı okunması gereken bir kitap haline
gelmiştir. Scravelli, kendi okuluna ve tarzına bir isim vermeyi
reddetmiş fakat onun yaptığı yogadan etkilenen takipçileri bu tarza
kendi adını koymuşlardır.
SIVANANDA YOGA
Güney Hindistan’da dünyaya gelen, Swami Sivananda Saraswati,
Malezya’da doktor olmuş, ancak 1923′te 7 yıllık bir meditasyon için
Himaliyalara yerleşmiştir. 1936′da Divine life society ‘yi ve 12 yıl
sonra da Sivananda Aşramını ve The Yoga Vedanta Forest Academy’i
kurmuştur. Takipçilerinden olan Swami Vishnu Devananda’yı ‘doğudaki
birçok ruh batıda reenkarne olmakta. Git ve onların bilinçlerini
tekrar uyandır ve onları yoga yoluna tekrar sok’ diyerek batı’ya
göndermiştir.
Swami Kuzey Amerika’ya giden ve oradaki yaşam tarzını gözlemleyen
Vishnu Devananda orada ilk merkezi kurmuş, ardından yoga kampları
düzenlemiş, birçok aşram ve merkez kurmuştur.
Sivananda Yoga, Gurukula sistemine dayanmaktadır. Guru- öğretmen,
kula- ev demektir.
Öğrenciler aşrama 8 yaşında gelirler ve aşramda kaldıkları 12 yıl
boyunca felsefesi üzerine çalıştıkları gibi asanalar, pranayama ve
Karma Yoga üzerine de çalışırlardı. Bugün yoga kursları, aşramlarda
kaldığınız, hocalar ve diğer öğrencilerle birlikte çalıştığınız,
üniformalar giydiğiniz, ders çalıştığınız 4 haftalık yoğun eğitimler
şeklinde verilmektedir. Vejetaryan beslenme biçiminin uygulandığı bu
eğitimde, rounded life of exercise , doğru nefes alma gevşeme, pozitif
düşünme ve meditasyon üzerinde durulmaktadır. Fakat klasik Vedanta
öğretme teknikleri düşünüldüğünde bu 4 haftalık yoğun kursla Sivananda
Yoga hocası olunamayacağı açıktır.
Birçok yoga sınıfının tersine, Sivananda rejiminde güneşle selam
serisinin yanında baş duruşuyla başlayan ve baş duruşlarının tekrar
tekrar kullanıldığı 12 temel asananın öğretildiği bir programı da
kapsar. Bu asanalar serisi sağlık ve mutluluk için gereken tüm
asanaları kapsar. Birçok başlangıç sınıfı çakraları açma konusuyla
başlar.
BIKRAM YOGA
1945′te doğan Bikram Choudry’ın gurusu Bishnu Ghosh’dur.12 yaşında
Hisdistan’da Ulusal Yoga Şampiyonu olmuştur. 20 yaşında bir ağırlık
kaldırma kazası sonrasında tekrar yürüyemeyeceği söylenmiştir. Kendi
yoga serisini, sağlığını tekrar kazanabilmek için oluşturmuş ve bunu
diğerlerine öğretmiştir. Fiziksel olarak zorlayıcı pozisyonları
kapsayan bu yoga sistemini diğerlerinden ayıran en önemli özellik,
ısıtılmış bir mekanda yapıldığından kaslarda, bağlarda ve eklemlerde
esnemeyi sakatlanmadan sağlayabilmesidir. Ayrıca yüksek ısıdan dolayı
meydana gelen terlemeyle de toksinler bedenden uzaklaştırılır. New
York City’de 3 merkezi bulunmaktadır.
KUNDALINI YOGA
‘3HO’ -Healty Happy Holy Foundation- 1969 yılında Sri Singh Sahib
Bhai Sahib Harbhajan Singh Khalsa Yogiji yada daha bilinen ismiyle
Yogi Bhajan tarafından kurulmuştur. Farkındalık yogası olarak da
bilinen Kundalini Yoga , bilinenin aksine sadece kundaliniyi
yükseltmekle ilgilenmez. Fakat olabileceğinizin en iyisi olacağınızı
vaat eder. 3HO, bugün dünya üzerinde pek çok merkezi olan bir
organizasyondur.
Pakistan’da dünyaya gelen Yogi Bhajan16 yaşında kundalini yoga
çalışmaya başlar.
Gençliğinde aralarında büyükbabasının da olduğu Mahan Tantric, Sant
Hazara Singh gibi birçok hocayla çalışma imkanı bulmuştur.
Birçok takipçisi Sikhs olmuştur. (İlk Sikh lideri olarak bilinen ve
1539′da ölen Guru Nanak takipçilerine öğrenci anlamına gelen Sikhs
yada Sishyas denirdi.)
Yogi Bhajan, Kundalini yogaya ‘yaratıcı katalizör’ demektedir.
Kundalini Hocaları batı tatları taşıyan ancak kökeni klasik Hindistan
yogasına dayanan aşina olduğumuz asanalar öğretmektedirler.
Sağlıklı bir beden geliştirmek adına organları uyaran ve aydınlanma
sağlamayı amaçlayan pozlar dizisi olarak düzenlenmiştir. Yogi
Bhajan’dan sonra en çok bilinen kundalini yoga hocası Gurmukh kendi
kitabını da yazmıştır.
ASTANGA YOGA
Yoga Sutralarında Patanjali, ashtanga yolundan bahseder. ‘Astha’
sekiz, ‘anga’ kol demektir. Birçok okul, Patanjali’nin bu 8 kolunu baz
alır, fakat Ashtanga yoga olarak da adlandırılan bir yoga okulu da
bulunmaktadır. Ashtanga yoganın kurucusu Krishnamacharya’nın da
öğrencisi olan Pattabhi Jois’tir. 1948′te Jois, Mysore’da Ashtanga
Yoga Institute’u kurdu. Ve burda eski yazılarda anlatılan uygulamalar
ışığında bir dizi duruş geliştirmiştir. Hızlı ritmi ile jimnastik
tipi yoga olarak, jimnastik kültürüne sahip batı için çok popüler hale
gelmiştir. Enerji veren duruşlar ön planda olduğundan batının kapalı
bedenleri ve yeni başlayanlar için oldukça meydan okuyucudur.
Öğrenciler, diğer yoga sistemlerinde uygulanmayan bir biçimde, bir
duruştan diğerine zıplayarak geçer. Birçok insan Ashtanga Yoga’ya
jimnastiğin bir alternatifi olarak başlar fakat kısa süre sonra
yoganın derin etkilerini günlük hayatlarında jimnastikte hiç olmadığı
kadar çok hissetmeye başlarlar. Bazıları, bu noktadan sonra yoganın
daha sakin ve daha meditatif yönlerinde bir yolcuğa çıkmak isterler.
“HATHA FUSION”
Avrupa’da ve US’te yoganın yeni bir dalga olarak gelişmesiyle birlikte
birçok yoga merkezi açılmış ve birçok yoga tipi ortaya çıkmıştır.
Bu arada devam eden workshoplar ve eğitim kurslarıyla pek çok farklı
kişiyle çalışma imkanı bulan hocaların, farklı kaynaklardan
etkilenmeleri ve kendilerine uyan fikir ve yaklaşımları bir araya
getirerek farklı stiller yaratmaları, hangi okul kökenli olduklarını
anlamayı daha da güç hale gelmiştir. Bu aslında hocaların, kendi
gurularının birer kopyası olmadıklarının ve her hocanın kendi bireysel
katkısını koyduğunun sağlıklı bir göstergesidir. Bazıları bunu Hatha
Fusion olarak isimlendirmekteler.