Hamile Yogası

SEVGİ KURALLARI

SEVGİ SANA KAYNAŞMA GÜCÜ VERİR

SONLU VE SONSUZ OLAN HER ŞEYLE

SEVGİ SANA GÜVENME GÜCÜ VERİR

HİÇBİR ŞEYE VE HER ŞEYE

SEVGİ SANA GÜÇ VERİR, EN GÜÇLÜ DUAYI

SENİNLE YARATICIN ARASINDAKİ.

SEVGİ SANA ENGİNLİK VERİR,

OLABİLDİĞİNCE GEMİŞ OLANINI

SEVGİ SANA DAYANIKLILK, DENEYİM VERİR

VE KENDİ SONSUZLUĞUNLA TEMASINI,

OLABİLDİĞİNCE

CÖMERT, GÜZEL VE MUTLU OLANINI

YOGİ BHAJAN

hamileler icin yoga

Hamilelik bir kadının hayatında belki de en önemli dönemdir. Gerçekten de bu mucizeyi (ne yazık ki) yaşamadan anlamak mümkün değil.

Öylesine olağan üstü, öylesine tatminlik uyandıran bir ruh hali herhalde bir insanın yaşamında sadece çok özel anlara rastlar.

Anne olmak gibi.

İşte o zaman yaşamınız bir anlam kazanır. “BEN”lik kavramı yerini bütünlük (yoga), EGO yerini koşulsuz sevgiye bırakır. Herşey ve hiç birşey olma hali denen bu olsa gerek.

Hamile olduğumuzu öğrendiğimiz anda hayatımızda kendi bedenimize hiç olmadığı kadar çok özen göstermeye başlarız. Yediğimiz içtiğimiz, hareketlerimiz herşey ayrı bir önem kazanır bir anda. Daha rahme düşer düşmez bizi değiştirmeye başlamıştır bile bebeğimiz. Onu kollarımızda sağlıklı bir şekilde tutma arzusu yaşamımızdaki herşeyin önüne geçer. Daha önce hayatımızda spor salonunun önünden geçmemiş olmamıza rağmen şimdi bebeğimiz ve kendimiz için iyi olacak alternatifler aramaya başlarız. O zaman karşımıza ilk olarak son zamanların en popüler aktivitesi “hamile yogası” çıkar.

Gerçekten de hamile yogası söylendiği kadar faydalı mı?

Hamilelik döneminde yoga bebeğiniz için muhteşem bir deneyim olmasının yanında sizin de kendinizi şımartmanız için bir fırsat yaratır. Sizi sağlıklı bir doğuma hazırlarken, hayatınızın en önemli deneyimi olan bu mucizevi 40 haftada bedeninizin geçireceği değişimleri açık kalplilikle kabul etmenizi sağlar.

Gururla ve sevgiyle bebeğinizi taşımanıza, doğumdan sonra hızla iyileşmenize ve bu dönemde sıklıkla karşılaşılan doğum sonrası depresyonun etkilerini azaltarak bebeğinizin bu dünyadaki ilk günlerinde size sabırlı ve dayanıklı olmanız için ihtiyaç duyacağınız araçları sunar.

Hamilelikte yoga:

Vücutlarımız bebeklerimiz sayesinde sonsuzlukla olan bağlantımızı öğrenip üzerine titrediğimiz aracılardır. Hamilelikte uygulanan yoga çalışmaları bedeninizdeki enerjiyi asanalar (duruşlar), pranayama (nefes çalışmaları), mudra (beynimizdeki merkezleri uyaran el pozisyonları) ve mantra (bilincimizde değişiklik yapmak üzere tekrarlayarak çıkardığımız sesler) aracılığıyla yükseltir.

Yoga en basit şekliyle yapılmış olsa bile sadece vücudumuzu fiziksel olarak güçlendirmekle kalmaz aynı zamanda çakra sistemimizi de uyarır ve dengeler. Çakralarınızı, vücudunuzun her yerinde bulunan, her biri sağlığınız, mutluluğunuz ve kendinizi iyi hisstemeniz için önemli olan ve belirli bir enerji yayan çarklar olarak düşünün. Vücudunuzdaki geniş endokrin sisteminin enerjisinin , bütün beyninizin uyarıldığı bir duyarlılık durumu yaratarak merkezi sinir sisteminizle birleştiğini düşünün. Sonuçta algınız, düşünceleriniz, sezgileriniz kristal kadar berraklaşır. Yapılan çalışmalar esnasında kendimiz ve içimizde büyümekte olan ruh arasında bir paylaşım oluştururuz. İçimizle dışımız tamamen birleşir. Gücümüzün ve merhametimizin yüce kaynağını öğreniriz, ki bu varlığımızın tam merkezidir. Yoga ve meditasyon, sizi zaten içinizde olduğunu bildiklerinize geri döndürmeyi amaçlar. Bebek doğurma deneyimi, bebeğin kendisi gelene kadar sürer. Sadece böyle olduğu için bile değerinin bilinmesi gerekmektedir. Her bebek ve her doğum kar taneleri kadar eşsizdir. Binlerce yıldır kimse doğumla ilgili kitaplar okumadı çünkü yoktu. Sadece nasıl hissettiklerini çok iyi biliyorlardı. Yeryüzündeki her insan yapılan başarılı doğumların birer göstergesidir. Bu kadim bilgi her kadının kemiklerinde ve hücrelerinde saklıdır. Bebeklerimiz ve bedenimiz dünyaya açılan yolu biliyorlar. Bu onların DNA’sında mevcuttur. Bu yüzden endişelenmeyi bırakın. Hamileliğinizi keyifle doya doya yaşayın. Bu mucizevi dönemi kucaklayın. Eğer dingin, aydınlık, neşeli ve sağlıklı bir ortamda yaşıyorsanız bebeğinizin içinde doğup büyüyeceği ortam da budur. Hamilelik süreci, bugüne kadar ilişkileriniz, vücudunuz, nasıl doğum yapacağınız ve nasıl bir ebeveyn olacağınızla ilgili doğru bildiklerinizi sorgulama zamanıdır.

Hayatınızı anne olmaya hazırlamak, kızgın demirde yürümek, zihninizdeki çelik halatları gevşetmek ve ruhunuzu güçlendirmek gibidir.

İçinizde hızla dönen yaratma gücünü yakalayın ve asla arkanıza bakmayın…

Yoga derslerinde yaratıcılığınızı ve hayal gücünüzü kullanabileceğiniz derin rahatlama pozisyonlarının yanı sıra, aktif duruşlar da uygulanıyor.

Hamile yogası size güvenli bir şeklide fiziksel güç ve dayanıklılık kazandırır. Bu sadece doğum sancıları başladığında değil sonrasında, iyileşme döneminde sizin ve bebeğinizin sağlığını korumanızı sağlar. Hamilelik çok fazla güç ve enerji gerektiren bir dönemdir. Bu yüzden kendi sağlığınızı çok iyi korumanız önemlidir. Özellikle içinizde var olduğunu bile bilmediğiniz kadar güçlü olduğunuzu keşfetmek çok güven veren bir duygudur.

İlginçtir ki hamilelikten önce hiç yoga yapmamış kişiler, bu dönemde yoga yapmaya başlayarak yogadan gerçekten keyif almaya başlıyorlar. Motivasyonları farklı olsa da hamileilk döneminde dikkat daha çok içe dönmeye başlıyor. Geleneksel yogik prensipler: yargılamamak, özgürlük, kendine saygı, kişinin iç bilgeliğine güvenmesi, dürüstlük ve alçak gönüllü olmak gibi kavramlar yoga uygulaması ile daha farkında bir beden/zihinle hamilelik döneminde ve sonrasında kişinin spirituel anlamda stabil ve sağlam bir ruh hali kazanmasına yardımcı olur.

Zaten hayatımızda bu dünyaya yeni bir yaşam getirmek kadar önemli yaptığımız çok az şey mevcuttur herhalde …

Bebek kadar eski bir şey yok

Evlere değişmeyen kadim birşey  doğuyor

bir bebek şeklinde tekrar tekrar

tarihin başlangıcından beri var olan

tazelik, güzellik, masumiyet ve tatlılık

bugün de aynı

RABİNDANATH TAGORE

Doğmamış bebeğinizin sizin düşünceleriniz ve hissettiklerinizle doğrudan bağlantısı vardır. Bu yoğun bağ nedeniyle ebeveynler yeni sorumluluklar almaya başlar. Bebeğinizin ve ailenizin iyiliği için hayatınızdaki kaçınılmaz stresin etkilerinden korunmak ve dengenizi muhafaza etmek durumundasınız. İniş çıkışların ortasında sakinliğinizi korumak bu dönemde çok işinize yarayacaktır. Ne zaman fiziksel ve duygusal olarak tehdit altında hissetsek bedenimiz ve zihnimiz koruyucu bir moda girer. Kalbiniz daha hızlı atmaya başlar, daha hızlı nefes alıp verirsiniz. Adrenal bezlerinizden kortizol ve adrenalin hormon salgılanmaya başlar ve kan şekeriniz yükselir. Terleyeme başlarsınız ve kanınınz daha kolay pıhtılaşır. Bu fizyolojik değişimler bedeninizi stresle başa çıkmaya hazırlar. Ya savaşacaksınız ya da kaçacaksınız(figh or fligt response-böbrek üstü bezi-adrenal gland). Sürekli stres sizi kronik yorgunluktan kalp rahatsızlıklarına kadar geniş ölçüde etkiler. Hamile bir anne stres altında olduğunda veya korktuğunda stres hormonu salınarak kana karışır ve plasenta aracılığıyla bebeğe geçer. Bebeğiniz strese annesi gibi tepki verir. Anne çok yoğun stres altında olduğunda bebek kendi kaç ya da savaş tepkisini oluşturur ve aşırı hareketli olur. Bir hafta boyunca stres altında hissettiğiniz zamanlarda bebeğinizin tepkilerini gözlemleyin. Köpek havlaması, siren sesleri, korna sesleri, bağıran insanlar bebeklerin tepki vermesine neden olur. Doğmamış bebeklerin kendi duyguları, hisleri ve hatıraları vardır. Annelerinin deneyimlerine ve tepkilerine bağlı olarak acıyı, zevki , korkuyu, stresi ve huzuru deneyimleyebiliriler. Yogayı kendinize ve doğmamış bebeğinize vereceğiniz bir armağan olarak düşünün. Yoga uygulamanız günlük stresinizi azaltarak bebeğiniz için yarattığınız iç dünyanızı tatlandıracak. Hareketlerin içinde esnerken doğal olarak gevşemeyi öğrenecek ve bedeninizin bilgeliğine güveneceksiniz. Yoga beden zihin harmonisini uyandırarak, fiziksel ve duygusal anlamda bebeğiniz ve sizin için uygun olan tercihleri yapmanızı kolaylaştıracaktır. Yoga bedeninizdeki gerginliği atarak hamilelik döneminde karşılaşacağınız rahatsızlıkları azaltmanıza yardımcı olacaktır. Bedeninizi büküp esnetirken, dengesiz yada kapalı hissettiğiniz bölgelere doğru yumuşamayı ve teslim olmayı öğreneceksiniz.

Nefesin içe dönüş yolculuğunda en güçlü müttefikiniz olduğunun farkına varacaksınız. Yoga bedeninizi ve doğmamış bebeğniizin ihtiyaçlarını dinlemenize yardımcı olacak. Hayatınızın tüm yönlerinde kendinizi daha yaratıcı ve dengeli hisseceksiniz.

Nelere dikkat edilir

Araştırmalar, hamile yogasına katılan kadınların %80’inin daha önce hiç yoga yapmadıklarını gösteriyor. Bir kadın hamile olduğu zaman doğal olarak dikkati hislerine ve düşüncelerine yönelir. Bazan hamile yogası kişinin içinde büyümekte/ gelişmekte olan bir ruhun varlığının farkında olmaksızın öğretilir. Öğrenciler(eğer önceden varsa) daha önceki uygulamalarına sadece büyümekte olan karına göre küçük ayarlamalar yaparak devam etme hevesi gösterirler. Veya bazı hamile yogası sınıfları çok fazla yavaştır: hamilelere el ve ayakları ile daireler çizdirmek dışında birşey sunmazlar. Bu ikisi arasında dengeyi bulmalısınız.

Hamilelikten önce hiç yoga yapmadıysanız sizin için güvenli olup olmadığı konusunda mutlaka doktorunuza danışın.

Hamileliğiniz süresince sadece hamileler için önerilen yoga duruşlarını çalışmanız çok önemlidir. Hamileliğinizin 12-14. haftalarından önce hamile yogasına başlamayınız. Hamileliğnizin 24. haftasından itibaren göğüs kafesi ve başınızın karnınızdan daha yüksekte olmadığı sırt üstü duruşlar önerilmemektedir. Ayrıca doktorunuzun onayı olmadan 35. haftadan sonra derin çömelme hareketleri yapılmamalıdır.

İdeal doğum diye birşey yoktur. Hamile yogasında kullanılan nefes teknikleri ve görsellemeler hem normal doğumda hem de sezeryan doğumda eşit ölçüde fayda sağlar. Nasıl doğum yaparsanız yapın, yoga hızla iyileşmenize yardımcı olur. Kalbinizi ve zihninizi açık tutarak nasıl bir doğum yapmak istediğinizle ilgili beklentilerinizi bir kenara bırakın.

Buna bebeğiniz karar verecek.

BEDENİNİZİ  VE BEBEĞİNİZİ DİNLEYİN VE SİZİN İÇİN NE DOĞRU HİSSETTİRİYORSA (geliyorsa) ONU YAPIN.

Nasıl yapabilirim?

Müzik zihni özgürleştirir ve kısıtlamaları kaldırır. Evde iş yaparken bile sevdiğiniz bir müziğin sesini açıp dans edebilrisiniz. Eğer daha büyük çocuklarınız varsa onların da size eşilk etmesini isteyin, ve hatta eşinizin de. Dans edin. Bebekler ritmik hareketleri çok severler. Gözünüzde hep gitmek ,istediğiniz bir yeri canlandırın, okyanus kenarında kumlarda çıplak ayakla bebeğinizle dans ettiğinizi hayal edebilirsiniz veya yeşilikler ve rengarenk çiçeklerin açtığı bir ovada parlayan güneşin altında kollarınızı gökyüzüne uzattığınızı görselleyebilirsiniz, hayal gücünüzü kullanın ve bırakın sizi istediğiniz yere götürsün. Sadece böyle basit bir uygulamanın bile sizi ne kadar rahatlattığına inanamayacaksınız.

Kelebek pozisyonu

Doğum sancıları hayatınızda kısa bir dönemi kapsar belki, ancak bu dönem çok kısa olmasına rağmen çok önemli bir dönemdir. Kelebek pozisyonu size doğuma hazırlamak için en ideal pozisyonlardan biridir; bacaklarınızı açarak bebeğinizin geçişine izin verir. Eğer bu bölgede esnekseniz pozisyonu daha uzun bir süre rahatlıkla tutabilmeniz mümkün olacaktır.

kelebek

Bir battaniyeyi katlayıp poponun altına yerleştirin, ayak tabanları ve topuklar birleşecek şekilde oturun. Belinizin durumunu gözden geçirin ve omurganız yuvarlanıyorsa(kamburlaşıyorsa) battaniyenizi yükseltin. Ayakları gövdeye yakın olacak şekilde çekin ellerinizi ayak parmaklarında veya ayakların üzerinde dinlendirin, eğer dizleriniz rahatsızsa veya biri diğerinden çok daha yukarıda duruyorsa dizlerin altını battaniyelerle destekleyin gözlerinizi kapatın ve omurganızı uzatın. Kalçalarınızın battaniyeye doğru yumuşamasına izin verin. Aynı anda hem yukarıya doğru uzadığınızı hem de yere doğru ağırlığınızı bıraktığnızı hissedin. Bacaklarınızın nasıl yanlara doğru yumuşadığını fark edin. Fırsat bulduğunuz zaman bu pozisyonda oturun. Ayaklarınızı kasıklardan daha uzağa veya daha yakına yerleştirerek hareketi değitirin, böylece kalça eklemleri ve kaslarını farklı şekillerde esnetmiş olacaksınız. Televizyon izlerken yada çamaşırları katlarken bile bu şeklide birkaç dakika oturabilirsiniz. Elleriniz ayaklardayken belki refleksoloji masajı yaparak ayak tabanlarınızı rahatlatabilirsiniz. Hareketten çıkarken yavaşça ellerinizle dizlerinizin dışından tutarak bir araya getirin. Bu şekilde pubik kemik etrafındaki liganemtleri daha az kasmış olacaksınız. Bir sonraki harekete geçmeden önce birkaç dakika dinlenin.

Kedi esnemeleri:

Birçok hamile kadın bu dönemde bel ağrılarından şikayet eder. Hamile bir kadının biomekaniğine bakınca buna şaşırmamak gerekir. Giderek artan kilolar büyük çoğunluğu alt bel bölgesinin tam karşısında birikir. Gövdeye destek sağlayan karın kasları da büyük ölçüde esneyerek bu görevi yerine tam olarak getirememeye başlar. Hamileliğin sonlarına doğru büyüyen karın, bulaşık yıkamak gibi günlük aktiviteleri bile zorlaştırmaya başlar. Lavaboya yaklaşırken yan durmak zorunda kalırsınız. Bu şekilde hareket etmek alt bel bölgesindeki kaslar ve ligamentlere ciddi yük bindirir. Bel ağrıları için en iyi hareketlerden biri kedi esnemeleridir.

Yere kaymayan bir mat yerleştirin. Elleriniz omuzların altına denk gelecek şekilde matın üzerine dizlenin, dizlerinizin arası kalça genişliğinden biraz daha geniş olsun. Dikkatinizi nefese yönlendirin. Birkaç rahat nefesten sonra, nefes verirken başı ve kuyruk sokumunu aşağıya bırakın(düşürün). Beli hafifçe yukarıya doğru yuvarlayın. Omurga şimdi bir kedinin sırtına benziyor. Nefes alışla başı ve kuyruk sokumunu kaldırın ve belin aürılığını hafifçe yere doğru bırkamasına izin verin. Bu hareketleri nefesinizle senkronize onbeş yirmi kez tekrarlayın. Omurgayı aşağıya doğru zorlamamaya dikkat edin. Sadece hafifçe nötral bir kavis almasına izin verin.

kediesne1

kediesne2

Bu esnemeler sadece bel ağrılarına iyi gelmekle kalmayıp, rahmi pelvise bağlayan liganemtlerde meydana gelen krampları da azaltır. Bedenimizdeki bu ligamentler özledir çünkü kaslar gibi kaslıabilen dokulara sahiptirler. Zaman zaman hamileler bu bölgede kramplar yaşayabilirler, örneğin yatar konumdan hızla ayağa kalkınca genişlemiş olan rahim yukarı doğru kalkar. Bu kramplar karın bölgesinin alt ve dış kadranında keskin bıçak gibi saplanan ağrılara sebep olur. Kedi esnemeleri bu krampların ağrısını hafifletmenize yardımcı olur.

Hareketleri tekrarladıktan sonra omurga nötr halde birkaç nefes bekleyin ve nasıl hissettiğinizi gözlemleyin. Yavaşça ayağa kalkarak bir sonraki harekete geçin.

Çömelme pozisyonu:

Bu hareketi dünyanın her yerinde kadınlar doğum pozisyonu olarak alır. Pelvisi genişleterek yer çekiminin de yardımı ile bebeğin doğum kanalına girmesi sağlanır. Hamilelik döneminde uygulandığında çömelme hareketleri pelvik kasların gevşemesini sağlar. Doğumu kolaylaştırarak perineal dokuda yırtılma şansını azaltır. Hamileliğinizin son altı haftasında bebek ters olmadıkça çömelme hareketleri çok önemlidir. Bebek tersken çömeldiğinizde bebeğinize yanlış mesaj gider ve bu son altı haftada yapıldığında bebek iyice ters dönebilir. Çömelmek sadece bacaklarınızı kuvvetlendirip gerginliği azaltmakla kalmaz ayrıca omurganızdaki disklerin üzerindeki baskıyı azalttığı için sırt ağrılarınızın azalmasına katkıda bulunur ve doğuma inanılmaz ölçüde yardımcı olur. Önceleri size zor gelirse şaşırmayın. Çünkü hep sırtımızı zayıf bir pozisyonda tutan ve omurgamızın içindeki enerjiyi azaltan sandalyelerde oturuyoruz. Bu biçimde oturmak omurga kökündeki doğal kıvrımı yassılaştırıyor ve dizleri doksan derece kırmak, bacakların alt kısmındaki dolaşımı kesiyor.

Kedi pozisyonundayken elleri dizlere doğru yürütün. Dizleri yerden kaldırın. Topuklara doğru ağırlığı bırakın. Eğer topuklarınız rahatça yere inmiyorsa altına bir battaniyeyi katlayıp yerleştirin. Kalçaların yumuşamasına izin verin ve kuyruk sokumunu topuklara doğru davet edin. Desteksiz çömelme hareketinde rahat değilseniz bacaklarınızın arasına bir battaniyeyi katlayarak yerleştirin ve çömelme pozisyonunda battaniyenin üzerine oturun. Şimdi ellerinizi kalbin önünde bir araya getirin. Avuç içlerinizde bir lotus çiçeği tuttuğunuzu görselleyin. Her nefes alışta lotus çiçeğini gökyüzüne doğru yükseltin ve her nefes verişte çömelirken elleri de aşağıya indirin. Leğen kemiğinin altındaki kasların yumuşamasına izin verin. Her nefes alışta bebeğinize daha fazla oksijen gönderdiğinizi görselleyin ve her nefes verişte pelvik kasları gevşetin. Nefes verirken gerginlikleri ve stresi bırakın. Bu hareketi bedeninizin rahatlığına göre beş ile on kez tekrar edin. Durmanız gerektiğinde durun. Zorlamayın. Esneme güçlenme ve zorlanma arasındaki farkı anlamak için hassas olun. Sonra yeniden başlayın.

comelme

Partnerinizle yapabileceğiniz bir çalışma: iletişim yeteneğinizi geliştirin.

Hamilelik dinamik bir değişim sürecidir. Çeşitli fiziksel ve duygusal zorlukları beraberinde getirir. Ebeveynlerin bu dönemde çok çeşitli duygusal dalgalanmalar yaşamaları kadar normal bir durum olamaz. Anne baba olarak hayatımıza yeni gelecek olan bu bebeğin bizi nasıl değiştireceğinin endişesi, hem mutluluk hem de kaygı duymamıza neden olur. Bu ikilemi fark etmek, kabul etmek ve kucaklamak önemlidir çünkü, karşı koyduğumuz her duygu güçlenerek daha fazla strese neden olur. Bu çelişkili duyguları yargılamadan kabul etmek zorluklarla daha kolay başa çıkmamızı sağlar. Anne adayı hızla değişen bedeni, sürekli dalgalanan ruh hali, iyi bir anne olma isteği ve kariyerinde meydana gelecek yeni açılımların endişesini duyarken baba adayı da partnerinin ilgisini yitirme, değişen cinsel arzular, iyi bir baba olabilme endişesi ve bir bebek yetiştirmenin finansal yönleriyle ilgili kaygılar taşır.

Endişelerinizi paylaşabilme ve iletişim kurabilme yeteneği size, bu karamsar duygulardan arınma ve içinizdeki yaratıcı enerjiyi özgür bırakma şansı tanır. Aksi taktirde bu tamamen normal olan duygularla savaşır durursunuz. Etrafımızdaki tüm anne baba adayları bizimle aynı endişeleri paylaşıyor. Bu korkuları ve endişeleri geride bırakıp üzerinizdeki yükü atın ve hamileliğinizin sizin ve partneriniz için hayatınızın deneyimi olmasına izin verin.

Dile getirilmemiş endişeleriniz en fazla duygusal stresi yaratanlardır. Endişlerinizi ve hissettiklerinizi bir günlüğe aktarmak için birkaç dakika zaman ayırın. Ebeveyn olmakla ilgili sorularınızı da bu günlüğe yazın. Bunları öncelikle kendiniz, daha sonra da en iyi iletişim becerileriniz kullanarak partnerinizle paylaşın.

Örnek:

Annenin yazdıkları: rahatlatan duygular/gerginlik yaratan duygular

  • Bir anne olmak beni çok heyecanlandırıyor

işten ne kadar zaman izin almak konusunda kararsızım

  • Büyüyen göğüslerime bayılıyorum

Sabah bulantılarından yoruldum

  • Şimdi iki çocuğu olan ablama daha yakın hissediyorum

Doğumda herşey yolunda gidecek mi?

  • Sağlıklı besinler tüketmek beni mutlu ediyor

Çok fazla mı kilo alıyorum acaba?

Babanın yazdıkları: rahatlatan duygular/gerginlik yaratan duygular

  • Baba olmak ve sevgimi bebeğimle paylaşabilmek için sabırsızlanıyorum

Küçük  evimizin büyüyen ailemiz için yeterli olmayacağından korkuyorum

  • Eşime her zamankinden daha bağlı hissediyorum

Bir aile kurmanın masrafları üzerimde çok baskı yaratıyor

  • Yeni ailemi düşündükçe hayatımın daha anlamlı olduğunu hissediyorum

Eşim ve ben bebeğimiz doğduktan sonra başbaşa zaman geçirebilecekmiyiz?

  • Eşim daha narin ve duygusal görünüyor

Eşim sarılmak istemesine  rağmen pek seksle ilgili görünmüyor

Yukarıdaki örnekte duygularını paylaşan anne baba adayı endişelerini ve heyecanlarını birbirlerini yargılamadan dile getirdikten sonra derin bir rahatlama ve yakınlık hissettiklerini belirttiler.

Eşinizin söyleyeceklerini dinlerken  “çözmeye” çalışmak yerine sadece dinleyin. Sadece “neden böyle hissettiğini anlayabiliyorum” veya “endişelerini benimle paylaştığın için teşekkür ederim” diyebilirsiniz. Unutmayın çelişki insan duygularının sağlıklı ve doğal bir yansımasıdır. Karamsar duyugların farkına varmak iyi tarafların yok olmasına neden olmuyor. Bu yüzden kalbinizi açın ve sevginize güvenin, yaşam gerisini halleder.

hamileler icin yoga

On Children
by Kahlil Gibran

Your children are not your children.
They are the sons and daughters of Life’s longing for itself.
They come through you but not from you,
And though they are with you yet they belong not to you.

You may give them your love but not your thoughts,
For they have their own thoughts.
You may house their bodies but not their souls,
For their souls dwell in the house of tomorrow,
which you cannot visit, not even in your dreams.
You may strive to be like them,
but seek not to make them like you.
For life goes not backward nor tarries with yesterday.

You are the bows from which your children
as living arrows are sent forth.
The archer sees the mark upon the path of the infinite,
and He bends you with His might
that His arrows may go swift and far.
Let our bending in the archer’s hand be for gladness;
For even as He loves the arrow that flies,
so He loves also the bow that is stable.

Masum elleriyle dünyamızın geleceğini ellerinde tutan çocuklarımıza…



4 Responses to “Hamile Yogası”

  1. ece diyor ki:

    yazıyı okuyunca ben de anne olmak istedim. inspiring:)

  2. admin diyor ki:

    From: bilinc tatas
    Date: 2010/6/11
    Subject: hamileler icin yoga
    To: Seda Gunaltay

    Merhabalar;
    Sevgili Emine ile konuştuktan sonra hamileliğimdeki yoga deneyimim ile ilgili
    bir kaç satır yazmaya karar verdim;
    anne olacağımı öğrendigimde ilk hissettiğim duygular sevinç ve heyecan oldu,
    heyecan çünkü bu bir ilkti;
    sevinç çünkü bizim için istenen bir bebekti;
    keseyi gördükten sonra içinde bebeği görene kadar geçirdiğim 2 hafta çok zor geçti;
    ama herşey yolunda gidiyordu;
    8. haftada ise çok müthiş bel ağrılarım oldu;belimden bacağıma kadar bir sancı saplanıyordu;
    Doktor herşeyin normal gittiğini söyleyince içim rahatladı; ama yine de harekete geçmeye karar
    verdim; çünkü daha önce bir kuyruk sokumu kırığım olmuştu;ve hamilelik ilerledikçe zorlanır mıyım
    sorusu hep aklımdaydı;
    Emeklerine sağlık, daha önce Emine bizi şirkette “yoga” ile tanıştırmıştı;
    Ankaradaki kursları araştırmaya başladım; Musta Kemal Mahallesinde
    ( burnumuzun dibinde ) hamileler için yoga veren bir stüdyo buldum;
    Hemen aradım; yoga hocam Seda yla tanıştık; kendisi bu konuda gerçekten oldukça deneyimli;
    pozitif bir enerjisi var ve insana güven, huzur veriyor; üstelik çiçeği burnunda bir anne olduğu
    için tüm deneyimlerinden de faydalandım; ( çatlak kremleri, doğum kolaylaştırıcı egzersizler vs vs )
    evde hareketleri düzenli tekrarlayamadım ama; haftada bir saat bile bana yetiyor;
    hiç değilse bir saat bebişle huzur içinde buluşuyoruz her hafta bir saat;
    şu an çok şükür 22. haftam bitti; yogaya ne kadar daha devam edebilirim bilmiyorum ama;
    böyle bir düşüncesi olan varsa; Sedaya benden tam puan;
    isteyen olursa iletişim bilgileri linkte var;

    http://www.yogadersi.com/v2/iletisim/

    sağlıkla, mutlulukta, huzurla kalın;
    Bilinç

  3. admin diyor ki:

    Lutfen cihangir yoga ile temasa gecin .. orda calisan hocalarimiz var ve cihangiryoga.com dan telefon ederek bu hocalara ulasabilirsiniz.. Tesekkurler….

  4. admin diyor ki:

    Sevgili Emine lutfen cihangiryoga.com dan Burcu ile temasa gec, o seni en dogru yere yonlendirecektir. Cok sevgiler…

Leave a Reply